9 Ağustos 2015 Pazar

Üniversiteye Başlamak-2 [Şehir Dışında Okumak]

Merhaba Arkadaşlaaaar
Üniversiteye başlamak serimin 2.kısmında size biraz şehir dışında okumaktan bahsedeceğim.Hatta bunu kayıt dönemi süreciyle birleştirirsem daha güzel konu bütünlüğü sağlamış olurum.

Tercih döneminde az çok bazı şeyler kafada oluşuyor tabi ki emin olun o kağıt üstüne yazılan şehirler oraya gittiğinde hiçte kağıtta durduğu gibi durmuyor.:)

Ben yanlış hatırlamıyorsam 22 tercih yapmıştım ÇOMÜ işletme 8.tercihimdi herkesin yaptığı gibi yaklaşık ilk 3-4 tanesi benimde ölü terciğimdi.Geri kalan 3 tanesi Kocaeli ve Sakarya'ydı.Onlarda İstanbul'da yaşadığım için yakın olduğundandı.

Ama şimdi şöyle bir durum var Allah gerçekten insanın gönlüne göre veriyor.Çünkü hiç bir zaman Sakarya ve Kocaeli'nde okumak istemedim.Sebebi şu;Biliyorum ben orada okusaydım ailem orada yaşamama izin vermezdi ve bende 4 yıl boyunca her Allah'ın günü bu İstanbul trafiğinde servislerde sürünürdüm.Hiç istemedim o yüzden hocamın ve ailemin zorlamasıyla en fazla 3-4 tane yazdım iyi ki de tutmamış.Çünkü ben bunu daha sonra aileme söyleyince babam tabi ki servisle gidip gelicektin demişti.

En büyük tavsiye kendinizi,ailenizi ve koşullarınızı en iyi şekilde tanıyın,bilin.

Heee sonra şöyle bişey oldu ki bu da benim ilk sudan çıkmış deneyimimdir;

Yapıcağım tüm tercihleri önceden ıncığına cıncığına araştırmıştım ama terciğimi yapmadan bir önceki gece listede ÇOMÜ işletmeyi fark edip "aa bunu niye yazmamışım ki?"diyip sıralamaya göre uygun olan 8.sıraya yerleştirip kaderin ağlarından,evrenin getirdiklerinden ve Rabbim'in benim için hazırladığı planlardan habersiz mışıl mışıl uyuyup ertesi günü terciğimi yapmıştım.

Huyumdur bir şey olup bittikten sonra hele ki o süreç çok stresli geçtiyse arkamı dönüp bakmam korkaklıktan amaaan paçayı sıyırdım diye bakarım o yüzden o son eklediğim terciği araştırma zahmetine girmedim.

Gün geldi tercih sonuçları açıklandı ve benim o öylesine eklediğim üniversite yeni okulum olmuştu.

Kayıda Gitmek

Bu aşama size çok yakın aslında kayıtlar yeni yeni yapıldı.

Gitmeden araştırdım ki okul Çanakkale de değil Çanakkale'nin bir ilçesinde Biga'da hatta bir köydeydi ihihihihi :)

O yaz sıcağında stresle okul yolunda koyun boklarının içinde kayda yürüyünce insan içinden Kocaeli beni affet diyor insan tabi.

Bir de bunu bütün arkadaşlarımdan duydum (benim annemde dahil) birlikte gelen ailelerde şöyle bir durum oluyor; Suratta hafif acıma ve üzüntüyle birleşen yapmacık bir gülümseme ve dünyanın en büyük yalanı "O kadar kötü değil canım ehehe bak temiz hava ohoo keşke yerinde olsak ehehe"

Arkadaşlar bu cümle külliyen yalan.Bize kıyamayan ailelerimizin kendi şoklarıyla söyledikleri bir şey.Ama tabi ki Allah eksikliklerini göstermesin her şey bizi düşündükleri için :)

Vee hayatı boyunca Kadıköy'de yaşayan Sezgi'nin köy hayatı başlamış olurr.

Size bu bölümde asıl anlatmak istediğim noktaya geldim.

Şehir dışında okumanın eksileri ve artıları:

İlk başta artılardan başlayalım:
1-Kesinlikle ve kesinlikle kendi başınıza yaşamayı öğreniyorsunuz bunun her insanın tatması gereken bir deneyim olduğunu düşünüyorum.

2-Kendi kurallarınızı koyuyorsunuz.

3-Hayatı kendi gözünüzle görüyorsunuz

4-Kendinizi korumayı öğreniyorsunuz.

5-Kendi yapabileceklerinizi keşfediyorsunuz.

6-Sizden farklı insanları tanıyorsunuz kimisi iyi kimisi kötü farklı hikayeler dinliyorsunuz.

7-Büyümenin yaş almaktan ibaret olmadığını fark ediyorsunuz,büyümenin tecrübeyle alakalı bir şey olduğunu anlıyorsunuz.

8-Bazı şeyleri idame ettirmeyi öğreniyorsunuz evdeki gibi "yaa anne/baba harçlığım bitti" demek kolay olmuyor.Bir süre sonrada utanma geliyor,koskoca adam oldum hala para istiyorum demeye başlıyorsunuz.

9-Yapmam diyeceğiniz şeyleri yapıyorsunuz,şımarıklıklardan arınıyorsunuz.(yok öyle çamaşır yıkamam,ütü yapmam)

10-Gerçek özgürlüğü tadıyorsunuz.

Şimdide eksiler:

1-Özlüyorsunuz.Hemde çok fazla özlüyorsunuz.

2-Kırılıyorsunuz,Kimse kendinden başkasını düşünmüyor bazen,işte o insanlar kalbinizi kırmaktan çekinmiyor.

3-Yoruluyorsunuz.Çünkü bir anda tüm  hayatınız değişiyor ve açıkçası bu bazen katlanılmaz oluyor.

4-Çok fazla sorguluyorsunuz.Acabalar peşinizi bırakmıyor.Acaba bir sene daha mı hazırlansaydım?Acaba gelmesemiydim?Acaba yapabilcekmiyim?

5-Yalnız kalıyorsunuz.Yalnızlık her zaman iyi birşey olmuyor malesef.Düştüğünüzde sizi yerden kaldıracağına inandığınız insanlar sizden kilometrelerce uzakta oluyor.

6-Beğenmiyorsunuz.Kaldığınız evi/yurdu/şehri bazen koskoca yer size dapdaracık geliyor.

7-Kötü insanlar giriyor hayatınıza.Gerçekten kötü insanlar.Ve bazen anlamıyorsunuz onların size zarar vericek kadar yakın olmasına izin veriyorsunuz.

8-Bıkıyorsunuz.Herşeyi bi anda bırakıp gitmek,tatillerde dönmemek,zamanı geriye sarmak istiyorsunuz.

9-Farkına varıyorsunuz.Hayatı yaşamak aslında çok zor.

10-Büyüyorsunuz.Ve büyümenin aslında çokta iyi bir şey olmadığını tadıyorsunuz.

       Ben size kendi artılarımı eksilerimi yazdım.Tabi ki kişiden kişiye değişir.Açıkçası bunlar ilk 1-1,5 yıl içindeki sorgularmalarınız oluyor.Sonra alışıyorsunuz.
Alışmak.Sanırım son 3 yılımın en önemli kelimelerinden biri.Alıştım.O köye,o köydeki yaşantıya,çokta sevmediğim bölümü okumaya alıştım.

     Çünkü ben zamanla düşsem de kalmayı bildim.Çünkü ben şanslıydım elimden tutacak doğru insanı buldum.Elimi vermekten çekinmedim.Çünkü ben hayatımı güzelleştirmeyi öğrendim.Çünkü ben yaşamayı öğrendim.

    Umarım sizde öğrenirsiniz.Umarım sizde hatalar yaparsınız.Hata yapmak kötü bişey değil.Hatalarınız size tecrübe olarak geri dönüyor.Umarım yaralarınız olur umarım yaralarınız kabuk bağlar,Ve siz acıdığında bile buruk bir tebessüm etmeyi öğrenirsiniz.

Umarım keşkeleriniz iyi kilerinizin önüne geçmez.






Üniversiteye Başlamak-1



Merhaba arkadaşlar 

Bugün benim de zamanında ihtiyaç duyduğum bilgileri şimdi tecrübe edip sizinle paylaşmak istedim.
Öncelikle kendimden biraz bahsedeyim.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İşletme bölümünde 4.sınıfa başlicam.Bundan 3 yıl önce yani ilk üniversiteye başlarken aklımda bir çok soru işareti vardı zaman geçtikçe ister istemez hayat bir çok şey yaşatıyor size bende bunları paylaşmak istedim kimin hangi bilgiden nasipleneceği belli olmaz umarım size biraz yardımcı olabilirim :)

Kendimden örnek vere vere gideceğim.
Şimdi ilk aşama için geç kaldım tabi ama konu bütünlüğü açısından bahsetmem de fayda var;


Puanlar geldikten sonra belliydi zaten 3 aşağı 5 yukarı ne olucağı tercih dönemi o sınava çalıştığım 8-9 aylık dönemden daha stres doluydu o dönemi cidden hatırlamak istemiyorum.

Yerleştirme sonuçları açıkladığında tatildeydim ve hayatımın en kötü tatili olmuştu birde üstüne çokta gönüllü olmadığım bir yeri kazanınca soru işaretleri dolmuştu her yer.

Napıcam?Okusam mı?Bi sene daha mı hazırlansam?

Benim istediğim bölüm psikoloji veya sosyal hizmetlerdi çünkü en büyük hayalim ulaşabildiğim her çocuğa yardım etmek.Bu hayalim hala var.Eğer varmak istediğiniz bir nokta varsa gidiceğiniz yolun bir önemi kalmıyor bazen.En azondan artık buna inanıyorum

Şanslıydım ailem herhangi bir baskı yapmadı "Sezgi ister oku ister bir sene daha hazırlan"dediler.
Çok fazla düşündüm tarttım biçtim etrafımdaki insanları dinledim ama herkesi değil size en büyük önerim bu genel hayatınız boyunca kendinize yapacağınız en büyük iyilik budur.Herkesin dediğini dinlememek.Çünkü genel tabirle "ağzı olan konuşuyor" ve çoğu insan ne konuştuğunu bilmiyor.
Kendime dürüst oldum "Sezgi 18 yaşındasın hayatının hiç bir dönemin derslere bayıla bayıla çalışan (özellikle matematiğe) aşırı iyi bir öğrenci olmadın 1 sene daha onca stresi yaşayıp yine başladığın noktaya gelme ihtimaline var mısın?"

Çok düşündüm ve hayır dedim.Çünkü biliyorum ders konsu nda motivesini çabuk kaybeden bir insanım.Ayrıca belki savaşmadı uğraşmadı anlamları çıksa da ben kendini bilmek diyorum asla o yaptığım netlerden çok üstte bir şey yapamicaktım.

Bu yüzden ÇOMÜ'de İşletme serüvenim ufaktan başladı.


21 Temmuz 2015 Salı

Sinema Köşesi-1 [Jurassic World]

İsminden anlaşılacağı üzere bu başlık altında erkek arkadaşımla izlediğim sevdiğim-sevmediğim filmleri yorumlayacağım.
Sinema eleştirmeni tabi ki değilim,izlediğim filmlere de öyle aman aman detay aramam çoğu insan ne görürse onu görürüm,belkide yazdıklarım film seçiminizde etkili olur :)
Şimdiden iyi seyirler :)

Kimi zaman arşivimizden film paylaşırken kimi zamanda yeni izlediklerimizi paylaşacağım.İlk filmim yeni izlediklerimizden

Jurassic World



Filmimiz 2015 ABD yapımı,12 Haziran tarihinde vizyona girmiş.Tür ise macera,aksiyon,bilim kurgu diyebilirim.
Jurassic World isim olarak Jurassic Park'ı çağrıştırsa da bir devam filmi niteliğinde değil sadece çıkış noktası olarak kullanılmış.
Hikayeye gelirsek bundan yıllar önce Jurassic Parkın kurulu olduğu pasifik kıyılarında ki bir ada da Hintli bir iş adamı tarafından tekrar bir "dinazor parkı" kuruluyor.Ancak kurulan bu yeni park eskisi kadar ilgi çekici olmadığından müşteri çekmek için pekte doğal düzene uymayan işler yapılıyor ve bu tüm ziyaretçilerin hayatını tehlikeye atıyor.
Filmimiz 4 ana karakter üzerinden gidiyor.Bunlar;Owen Grady (dinazor bakıcısı :D),Claire Dearing (müdire) Zach-Grey Mitchell (bu iki kardeş müdiremizin ziyaretçi yeğenleri)




Film de mecburiyetten çoğu sahnelerinde animasyon kullanılmış,animasyon kalitesine gelirsek gayet kaliteliydi bazı filmlerde animasyon kalitesi flash tv tadında olduğundan belirtme gereği duydum:D

Sıkıcı bir film değildi izlemeye değer,hee der miyim aman izleyin mükemmel demem.Zaman geçirmek için ideal.Hele erkek arkadaşınızla gidiyorsanız bayanlar kendiminkinden yola çıkarak beğeneceklerini düşünüyorum aksiyon filmi hastası olan sevgilimin beklentilerini karşıladı açıkçası.

Vee son olarak bu filme 10 üzerinden puanım 7
Çok fazla ayrıntıya girmeden bir yazı yazmak istedim umarım okursunuz ve beğenirsiniz,şimdiden 
iyi seyirler

9 Temmuz 2015 Perşembe

Ufak Bir Merhaba

Aslında başlık bu yazının neyle ilgili olacağını anlatmak için yeterince açık sanırım.

Ama yine de MERHABAAA!

Başlangıç noktam olarak "tatilini eğlenceli hale"getirmek amacıyla başladım ve tabi ki gerisi gelir ümidiyle.
Şu anlık bilemem tabi ama temennim diğer insanlarla yaptığım şeyleri,düşüncelerimi,yazılarımı paylaşmak.
Kafamda çok çok güzel şeyler var bunları yapabilirsem inanıyorum sesimi duyurabilirim,ve bir kişi bile beni duysa bu da bana yeter.

Blogta şu olcak bu olcak demek yanlış olur en azından şu andan bunu belirtmek,içimden geldiği gibi babamın çifliği gibi at koşturucam burda :D

Her konuyla ilgili bir yorumum düşüncem anlatmak istediğim yapmak istediğim bir şeyler hep oldu,kendimi bildim bileli meraklı dışa dönük bir insan oldum.Artık bunları tamamiyle paylaşacağım bir mecra yarattım kendime.

İlk yazımı bitirirken söylemek istediğim bişey var ki şu an şu satırları yazıyorsam ve devamı gelecekse biricik "Dönik'im" sayesindedir.Umarım sizinde hayatınızda size "gaz vermeyi"görev bilmiş bir dostunuz vardır.

Hayatınızda ki her şey kırmızı kadar güzel olsun.Görüşmek üzere.